Bu soru neden bu kadar sık ortaya çıkıyor
Gey, lezbiyen ya da bi miyim sorusu çoğu zaman duygular, fanteziler, yakınlık ve sosyal beklentiler aynı anda güçlendiğinde gündeme gelir. Bu sıra dışı değildir. Gelişim yalnızca bedensel değildir. Aynı zamanda duygusal ve sosyal bir süreçtir.
Özellikle ergenlikte ilişkiler değişir, başkalarıyla kıyaslama artar ve insan kendi tepkilerini daha yoğun fark etmeye başlar. Bu yüzden birçok kişi kendini normalden daha dikkatli izlediği ve her tepkiyi hemen anlamlandırmak istediği dönemlerden geçer.
Buradaki temel nokta şudur: Bu soruyu sormak tek başına bir uyarı işareti değildir. Çoğu zaman yalnızca kendi duygularını daha ciddiye aldığını ve onları daha iyi anlamaya başladığını gösterir.
Cinsel yönelim gerçekte ne demektir
Cinsel yönelim, kime romantik, duygusal ya da cinsel çekim duyduğunu anlatır. Yani mesele yalnızca seks değildir. Birçok insan için âşık olmak, özlem, yakınlık, güven duygusu ve ortak bir gelecek hayali de aynı derecede önemlidir.
American Psychological Association cinsel yönelimi kalıcı bir çekim örüntüsü olarak tanımlar. Bu açıklama işe yarar, çünkü tek bir düşüncenin, rüyanın ya da anın genellikle tüm cevabı vermediğini gösterir. APA: cinsel yönelim
Pratikte tekrar eden örüntüler, tekil dürtülerden daha açıklayıcıdır. Dikkatinin nereye tekrar tekrar yöneldiğine ve kiminle yakınlığın gerçekten doğru hissettirdiğine bakmak daha anlamlıdır.
Duyguları, fantezileri ve gerçek çekimi nasıl ayırt edebilirsin
Birçok kişi, bazı fanteziler ya da tek tek yaşanan durumlar daha önce kurduğu kimlik fikrine uymadığında huzursuz olur. Ancak bu tek başına, gey, lezbiyen ya da bi olup olmadığını otomatik olarak göstermez.
- Fanteziler meraktan, stresten, uyarılmadan ya da yalnızca hayal gücünden kaynaklanabilir.
- Birine hayran olmak, otomatik olarak romantik çekim yaşadığın anlamına gelmez.
- Derin bir arkadaşlık romantik olmadan da yoğun hissedilebilir.
- Tek bir öpüşme ya da tek bir deneyim tek başına yönelimini tanımlamaz.
Daha faydalı soru şudur: Günlük yaşamda sana sürekli ne geri geliyor. Kimi görmek, dokunmak, öpmek ya da hayatında yakınında tutmak istiyorsun. O an geçtikten sonra bile aklında kim kalıyor.
Hızlı öz testler neden çoğu zaman baskıyı artırır
Birçok kişi şu tür basit bir formül arar: Bunu hissediyorsam buyum, hissetmiyorsam başka bir şeyim. Yönelim çoğu zaman bu kadar net işlemez. Çekim herkes tarafından aynı yoğunlukta, hızda ya da istikrarla yaşanmaz.
İnternetteki testler, katı listeler ve sürekli kıyaslama çoğu zaman netlikten çok baskı üretir. Her tepki bir sınava dönüştüğünde gerçekten doğal ve tekrarlayan olanı fark etmek zorlaşır.
Daha iyi yaklaşım, kanıt aramak yerine gözlem yapmaktır. Her anı puanlamaktansa, haftalar ve aylar içinde hangi örüntülerin gerçekten geri döndüğüne bakmak daha açıklayıcı olur.
Etiketler yardımcı olabilir ama zorunlu değildir
Gey, lezbiyen ya da bi gibi kelimeler rahatlatıcı olabilir. Dil, yön ve yalnız olmadığını hissettiren bir çerçeve sağlar. Etiketler ancak son teslim tarihi ya da test gibi hissettirmeye başladığında sorun haline gelir.
Hemen karar vermek zorunda değilsin. Bir sözcüğü deneyebilir, sonra değiştirebilir ya da daha dürüst geliyorsa meseleyi açık bırakabilirsin. Bu seni belirsiz ya da dürüst olmayan biri yapmaz. Sadece kişisel bir konuda dikkatli davrandığını gösterir.
Bazı insanlar kendilerine uyan sözcüğü ancak zaman ve deneyimle bulur. Bazılarıysa duygularını daha açık bir dille anlatmayı tercih eder. İkisinin de yeri vardır.
Belirsizliği gereksiz yere büyüten tipik düşünceler
- Bunu şimdi bilmek zorundayım.
- Emin değilsem demek ki bende bir sorun var.
- Daha sonra kendimi farklı tanımlarsam, daha önce yanılıyordum.
- Diğer herkes zaten tam olarak kim olduğunu biliyor.
- Yalnızca yüzde yüz eminsen açılabilirsin.
Bu düşünceler mantıklı gibi gelebilir ama çoğu zaman yalnızca baskıyı artırır. Gelişim zaman aldığı için daha az gerçek hale gelmez. Cinsel yönelim söz konusu olduğunda, kendine karşı daha az yargılayıcı olmak çoğu zaman sürekli kendini kontrol etmekten daha çok işe yarar.
Aynı cinsiyete yakınlık ne zaman sadece yakınlıktır, ne zaman daha fazlası olabilir
Her yoğun bağ otomatik olarak belirli bir yönelime işaret etmez. Aynı zamanda tekrar eden duygular da sırf rahatsız edici oldukları için küçümsenmemelidir. Çoğu zaman belirleyici olan yakınlığın niteliğidir.
Kendine dramatik değil, sakin sorular sormaya çalış. Mesele sadece ilgi görmek mi, yoksa gerçekten yakınlık mı istiyorsun. Bu hayranlık mı, yoksa gerçek bir özlem gibi mi geliyor. O kişiyle şefkat, ilişki ya da ortak bir gelecek hayal ediyor musun. Bu sorular, her şeyi hemen tek bir kategoriye sıkıştırmaktan daha fazla netlik sağlar.
Eğer ilişkiler genel olarak şu anda duygusal açıdan bunaltıcı geliyorsa, kalp kırıklığı üzerine yazımız da güçlü duyguların düşünceyi nasıl etkileyebildiğini anlamana yardımcı olabilir.
Açılma baskısı: neden acele etmek zorunda değilsin
Zihninde bir yön oluşmaya başlamış olsa bile, bunu hemen yüksek sesle söylemek zorunda değilsin. Açılmak rahatlatıcı olabilir ama asla en kısa sürede tamamlanması gereken ahlaki bir görev değildir.
WHO cinsel sağlığı iyi oluş, güvenlik ve özbelirimin bir parçası olarak tanımlar. Bu nedenle reddedilme, zorbalık ya da şiddet korkun varsa temkinli olmak anlamlıdır. WHO: cinsel sağlık
Bulunduğun ortam güvensiz görünüyorsa, önce güvendiğin bir kişiyle, bir danışmanlık alanıyla ya da başka korunaklı bir yerle başlamak daha akıllıca olabilir. Güvenlik hızdan daha önemlidir.
Destek ne zaman gerçekten yardımcı olabilir
Yönelimle ilgili her soru danışmanlık gerektirmez. Yine de soru sadece açık kalmaktan çıkıp kalıcı strese dönüştüğünde destek büyük rahatlama sağlayabilir.
- Bunu sürekli düşünüyor ve zihnini durduramıyorsan.
- Korku ya da utanç, kendine karşı dürüst meraktan daha güçlü hale geldiyse.
- Duyguların nedeniyle kendini küçümsemeye başladıysan.
- Aile, okul ya da din baskısı çok ağırsa.
- Açılmayı düşünüyorsan ve kendini güvende hissetmiyorsan.
Yardım aramak, sende bir sorun olduğu anlamına gelmez. Sadece önemli bir şeyi daha sakin ve daha net bir biçimde anlamak istediğini gösterebilir.
Bu dönemde kendine söyleyebileceğin şeyler
- Emin olmadan da var olabilirim ve bunun için kendimi yargılamak zorunda değilim.
- Bugün kesin bir tanım vermek zorunda değilim.
- Duygularım, onları hâlâ anlamlandırmaya çalışıyor olmam yüzünden değersiz değildir.
- Başkaları hızlı cevaplar istese bile sınır koyabilirim.
- Bu soruyu soran tek kişi ben değilim.
Bu cümleler basit görünebilir ama çoğu zaman telaşlı bir kesinlik arayışından daha yararlıdır. İnsanlar genellikle kendileriyle sürekli savaşmadıklarında kendi örüntülerini daha net görür.
Cinsel yönelim hakkında mitler ve gerçekler
- Mit: Tek bir an gey, lezbiyen ya da bi olup olmadığını kanıtlar. Gerçek: yönelim genellikle tek seferlik bir test değil, tekrar eden bir örüntü olarak ortaya çıkar.
- Mit: Emin değilsen her şeyi kafanda kuruyorsundur. Gerçek: belirsizlik, özellikle gelişim ve değişim dönemlerinde yaygındır.
- Mit: Hızla bir etiket seçmelisin, yoksa dürüst değilsin. Gerçek: dürüstlük bazen kendine zaman tanımak anlamına gelir.
- Mit: Hayranlık ve romantik çekim aynı şeydir. Gerçek: birbirine benzeyebilirler ama otomatik olarak aynı değildirler.
- Mit: Açılmak her zaman sıradaki doğru adımdır. Gerçek: zamanlama ve güvenlik çok kişiseldir.
Sonuç
Gey, lezbiyen ya da bi olup olmadığın sorusu genellikle hızlı bir cevaptan çok dürüst gözlem, biraz zaman ve kendine daha yumuşak bir bakış gerektirir. Her duygunu sınav gibi görmeyi bıraktığında yönelim çoğu zaman daha netleşir. Arayabilirsin, emin olmayabilirsin ve buna ne zaman bir isim vereceğine sen karar verebilirsin.





