Bu soru neden bu kadar çok baskı yaratıyor
Çocuk sahibi olma konusu çoğu zaman yalnızca kişisel bir düşünce değildir. Aileden, arkadaş çevresinden, kültürden ve medyadan gelen beklentiler çoğu zaman güçlü biçimde etkiler. Buna bir de yanlış karar verme ya da sonradan pişman olma korkusu eklenir.
Birçok kişi içinde net bir çağrı hissetmek yerine kararsızlık yaşar. Bu, kararsızlık belirtisi değil; bu kararın aynı anda birkaç yaşam alanını etkilemesinin doğal sonucudur.
Çocuk sahibi olmak nadiren net bir evet ya da hayırdır
Yaygın bir yanlış düşünce, kişinin ya büyük bir coşkuyla evet demesi ya da kesin bir hayır vermesi gerektiğidir. Oysa gerçekte bunun arasında çok daha geniş bir alan vardır.
- Güçlü bir istek olmadan merak duymak
- İstekle birlikte korku da hissetmek
- Yaşam koşullarına bağlı bir istek duymak
- İçsel olarak çocuk istememek ama dış baskı nedeniyle şüphe duymak
Bu tutumların hepsi normaldir. Bir çocuk isteğini geçerli kılacak tek bir doğru yoğunluk yoktur.
Çocuk sahibi olma isteğinin sık görülen nedenleri
İnsanlar çocukları hayal ettiklerinde çok farklı nedenler sıralar. Önemli olan, bu nedenlerin toplum önünde iyi görünmesi değil, sana gerçekten uygun hissettirip hissettirmemesidir.
- Yakınlık, bağ ve aile kurma isteği
- Bir çocuğun büyümesine eşlik etmekten keyif almak
- Değerleri ya da deneyimleri aktarmak istemek
- Anlam ya da yaşam projesi duygusu
Bu nedenler samimi olabilir, ama başka taraflar ters yöndeyse otomatik olarak bir evete dönüşmek zorunda değildir.
Çocuk istememenin ya da şüphe duymanın sık görülen nedenleri
Şüpheler çoğu zaman bencillikten değil, kişinin kendi yaşamını gerçekçi biçimde değerlendirmesinden doğar.
- Özgürlük, esneklik ya da sakinlik isteği
- Maddi ya da mesleki belirsizlik
- Sağlıkla ya da ruhsal durumla ilgili yükler
- Sorumluluktan ya da yetersiz kalmaktan korkmak
- Ebeveynlik için içsel bir ihtiyaç hissetmemek
Çocuk istememek, aşılması gereken bir dönem değildir; istikrarlı ve tatmin edici bir yaşam tercihi de olabilir.
Zaman baskısı, yaş ve gerçeklik
Birçok kişi biyolojik ya da toplumsal nedenlerle zaman baskısı hisseder. Bu baskı kararları çarpıtabilir. Önemli olan, gerçek tıbbi yönlerle dış baskıyı birbirinden ayırmaktır. Zaman faktörünü daha ayrıntılı değerlendirmek istersen, Biyolojik saat gerçekten işliyor mu? yazısı da yardımcı olabilir. Doğurganlık hakkında dengeli bir genel bakış için NHS’in doğurganlık bilgileri de yararlı olabilir.
Uzman bilgiler, doğurganlığın yaşla birlikte azaldığını, ancak bireysel farkların büyük olduğunu gösterir. Aynı zamanda tıbbi olarak mümkün olan şey, kişisel olarak hazır olmakla aynı şey değildir.
İlişki: İkiniz farklı düşünüyorsanız
Çocuk isteği konusundaki farklı görüşler ilişkilerde en sık görülen yüklerden biridir. Bu, otomatik olarak birinin yanlış düşündüğü anlamına gelmez.
Önemli olan, ikna etmeye ya da baskı kurmaya çalışmadan açıkça konuşmaktır. Aceleyle söylenen bir evet ya da hayırdan çok, dürüst bir şekilde henüz bilmiyorum demek çoğu zaman daha yararlıdır.
Çocuk sahibi olma konusundaki mitler ve gerçekler
Bu konuda baskı yaratan birçok yaygın varsayım vardır.
- Efsane: İnsan bir gün ne istediğini kesin olarak bilir. Gerçek: Birçok kişi kararını kalan şüphelere rağmen verir.
- Efsane: Çocuksuz bir yaşamda mutlaka bir eksiklik vardır. Gerçek: Yaşam doyumu sadece ebeveynlikten ibaret değildir, birçok etkene bağlıdır.
- Efsane: Şüphe duymak kişinin uygun olmadığını gösterir. Gerçek: Düşünmek, çoğu zaman sorumluluk duygusunun işaretidir.
- Efsane: Çocuklar ilişkileri kurtarır. Gerçek: Çocuklar mevcut dinamikleri güçlendirir, ama temel sorunları çözmez.
Kararı kolaylaştırabilecek sorular
Bu sorular doğru ya da yanlış içeren bir kontrol listesi değil, düşünmeye yardımcı önerilerdir.
- Çocuklu bir günlük hayat benim için gerçekten nasıl görünür?
- Somut olarak nelerden vazgeçer, neler kazanırım?
- Sürekli sorumlulukla nasıl baş ederim?
- Huzur, özgürlük ve kendi kararımı verme benim için ne kadar önemli?
- Bu kararı kendim için mi, başkaları için mi veriyorum?
Gerçek bir evet ile hayır çoğu zaman nasıl ayrılır
Gerçek bir evet her zaman kolay hissettirmez, ama pratik sonuçlarını dürüstçe düşündüğünde de ayakta kalır. Gerçek bir hayır da gürültülü ya da dramatik olmak zorunda değildir. Sakin, net ve uzun vadeli olabilir.
Yararlı olan çoğu zaman, kendini ikna etmek için sürekli neden arayıp aramadığın ya da dışarıdan onay bekleyip beklemediğin sorusudur. Kendi konumunu desteklemek için sürekli kanıt toplamak zorundaysan, çoğu zaman henüz kendi kararına ulaşmamışsındır.
İstek yalnızca koşullara bağlıysa
Bazıları doğrudan evet ya da hayır demez; bunun yerine şöyle der: Evet, ama yalnızca ilişki sağlam olursa, para yeterse ya da günlük hayat çok bunaltıcı olmazsa. Bu bir sorun değildir; çoğu zaman en dürüst başlangıç noktasıdır.
Bu tür koşullar, aslında nelere bağlı olduğunu gösterir. Hangi desteğe ihtiyaç duyduğunu ve henüz neye hazır olmadığını görünür kılar. Tam da buradan, kendini yapay bir evet ya da hayır seçimine zorlamak yerine gerçekçi bir karar geliştirebilirsin.
Karar korku yaratıyorsa
Karar hangi yöne giderse gitsin, korku çoğu zaman buna eşlik eder. Asıl önemli olan, bunun bilinmeyenden duyulan korku mu yoksa açık bir içsel evet ya da hayırı mı örttüğüdür.
Psikolojik danışmanlık, bir sonuç dayatmadan düşünceleri düzenlemeye yardımcı olabilir. Ruh sağlığı ve karar verme konusunda bilgiler için NIMH yararlı bir kaynaktır.
Sonuç
Çocuk sahibi olmak bir zorunluluk değildir ve herkesin ulaşması gereken bir yaşam hedefi de değildir; aynı şekilde çocuk isteği de mutluluğun garantisi değildir. İyi bir karar, beklentilerin hepsini karşılamasa bile, uzun vadede değerlerin, enerjin ve yaşam tasarımınla uyumlu olan karardır.




