Neden iyi seçenekler zihni kilitler?
Bir seçenek açıkça daha iyiyse karar genellikle hızlı verilir. Zor olan, iki yolun da avantajları olması, ikisinin de mantıklı görünmesi ve ikisinin de küçük eksikleriyle yaşanabilir olmasıdır. O zaman zihin çoğu kez mutlak kesinlik aramaya başlar, oysa böyle bir şey nadiren vardır.
Sorun genelde az düşünmek değildir. Daha çok yanlış şeyler üzerinde fazla düşünmektir: kararı nereye götürmek istediğini önce netleştirmek yerine tek tek ayrıntıları sonsuza kadar karşılaştırmak. Bunu fark ettiğinde hem zaman hem de huzur kazanırsın.
Önce hedefi netleştir, sonra seçenekleri değerlendir
Seçenekleri yan yana koymadan önce net bir hedefe ihtiyacın var. İlk anda hangisi daha hoş görünüyor değil; önümüzdeki haftalarda, aylarda ya da yıllarda benim için önemli olan şeye hangi çözüm uyuyor?
- Bu karar benim için neyi kolaylaştırmalı?
- Hangi yükten kaçınmak istiyorum?
- Hiçbir koşulda ne kaybolmamalı?
- Altı ay sonra iyi bir sonuç nasıl görünür?
- Seçimin günlük hayatıma uyduğunu nasıl anlarım?
Bu soruları cevapladığında, belirsiz his somut bir karşılaştırmaya dönüşür. Çoğu zaman iki seçeneğin neredeyse eşit derecede iyi göründüğü ama aslında farklı hedefleri karşıladığı o anda ortaya çıkar.
Gerçekleri duygudan ayır
Yaygın bir hata, gerçeklerle duyguyu karıştırmaktır. Gerçekler kontrol edilebilir: maliyet, zaman, erişilebilirlik, emek, riskler, son tarihler ve somut sonuçlar. Duygu bir kanıt değildir, ama bir sinyaldir. Çoğu zaman neyin sakin, neyin sağlam ya da neyin uzun vadede yorucu hissettirdiğini gösterir.
Bunu basitçe ayırmak yardımcı olur.
- Gerçekler: objektif olarak ne biliyorum?
- Duygu: günlük hayatta ne daha ağır ya da daha hafif hissettiriyor?
- Sonuç: hangi seçenek gerçekleri karşılıyor ve aynı zamanda duyguma saygı gösteriyor?
Amaç duyguyu bastırmak değildir. Amaç, ona doğru yeri vermektir. Sadece ruh haline göre gidersen sert koşulları kolayca kaçırırsın. Sadece sayılara göre gidersen, her gün gerçekten taşımak zorunda olduğun şeyi gözden kaçırabilirsin.
Kriterleri tart, her şeyi eşit derecede önemli yapma
Birçok karar, her noktanın aynı derecede önemli görülmesi yüzünden uzar. Pratikte bu çoğu zaman akıllıca değildir. Bazı kriterler belirleyicidir, bazıları seçimi açıkça güçlendirir ya da zayıflatır, bazıları ise sadece hoş bir artıdır.
- Belirleyici kriterler: bunlar yoksa seçenek hemen elenir.
- Önemli kriterler: seçeneği belirgin biçimde güçlendirir ya da zayıflatır.
- Artı puanlar: güzeldir, ama seçimi onlar belirlemez.
Bir seçenek daha sempatik görünse de belirleyici bir kriteri karşılamıyorsa artık gerçek bir seçenek değildir. Buna karşılık daha az cazip bir çözüm, önemli noktaları düzgün karşılıyor ve günlük hayatta daha az sürtünme yaratıyorsa daha iyi bir tercih olabilir.
Kararın geri alınabilir olup olmadığını ve hangi riski aldığını değerlendir
İyi bir kural şudur: Bir kararı geri almak ne kadar zorsa, onu o kadar dikkatli incelemek gerekir. Her kararın ağırlığı aynı değildir. Bazı adımlar sonradan düzeltilebilir, bazılarıysa uzun süre hayatı etkiler.
Bu yüzden her seçenek için şunu sor: Sonradan pişman olursam ne olur? Hangi kısımlar değiştirilebilir, hangileri değiştirilemez ve hata ne kadar pahalı olur?
- Kolay geri alınabilir: deneyip gözlemleyebilir ve gerekirse değiştirebilirsin
- Kısmen geri alınabilir: emek, maliyet ya da geçiş çözümüyle geri döndürülebilir
- Zor geri alınabilir: sonraki düzeltme pahalı, yavaş ya da yalnızca kısmen mümkündür
Bu ayrım özellikle iki seçeneğin kâğıt üzerinde neredeyse eşit derecede iyi göründüğü durumlarda yardımcı olur. O zaman otomatik olarak en heyecan verici çözüm kazanmaz; çoğu zaman yanlış çıkarsa daha az zarar verecek olan seçenek öne çıkar.
Net bir karara nasıl ulaşırsın
İçinde dönüp duruyorsan kararı sabit bir sırayla işle. Böylece süreç anlaşılır kalır ve yan sorularda kaybolmazsın.
- İki seçeneği de açıkça yaz.
- Gerçek hedefini tek cümlede ifade et.
- Her seçenek için üç ila beş gerçek kriter yaz.
- Kesin gerçeklerle yumuşak izlenimleri ayır.
- Geri alınabilirliği, riski ve olası ek maliyetleri kontrol et.
- Karar ver ve sonradan gözden geçireceğin bir zaman belirle.
Son adım önemlidir. Her karar sonsuza kadar nihai olmak zorunda değildir. Bilinçli bir kontrol noktası belirlersen, hiçbir şeyin bir daha asla değişemeyeceğini varsaymak zorunda kalmadan seçebilirsin.
Üç pratik örnek
Yöntem, gerçek durumlarda denenince daha anlaşılır hale gelir. O zaman doğru kriterleri mi kullandığın, yoksa küçük ayrıntıları mı abarttığın hemen görünür.
Örnek 1: İkisinin de iyi tarafı olan iki daire
A dairesi işe daha yakındır ve zaman kazandırır. B dairesi daha aydınlık, daha sessiz ve daha sakindir. Ana hedefin daha kısa yol ise A kazanabilir. Hedefin günlük huzur ve daha iyi toparlanma ise B daha akıllıca olabilir. Daha iyi ev, kâğıt üzerinde en güzel olan değil, gerçek hedefini en iyi karşılayandır.
Örnek 2: İlişkide ya da ailede iki yol
Bazen yan yana duran iki iyi yol olur, örneğin ortak bir çözüm aranırken ihtiyaçlar farklıdır. O zaman yalnızca uyuma göre karar vermek yetmez. Hangi yolun uzun vadede dayanacağını, kimin hangi sorumluluğu taşıdığını ve hangi çözümün zamanla daha az sürtünme yaratacağını görmek gerekir. Böyle durumlarda gündelik yaşamı, iletişimi ve bağlılığı sakin biçimde incelemek çok yardımcı olur.
Örnek 3: Önemli bir projede iki seçenek
Aynı mantık planlama, organizasyon ya da yeni bir projede de geçerlidir. Bir seçenek daha hızlı başlayabilir, diğeri daha güvenli ya da daha sürdürülebilir olabilir. Sadece hıza bakarsan sonraki işi kaçırabilirsin. Sadece güvenliğe bakarsan gerektiğinden uzun süre yerinde kalabilirsin.
Seni yerinde tutan tipik düşünce tuzakları
Birçok kişi kararın kendisine değil, belirli düşünce hatalarına takılır. En önemlileri çok iyi bilinir, ama yine de oldukça inatçıdır.
- Mükemmel seçenek mutlaka vardır, oysa iki seçenek sadece farklı biçimde iyidir.
- Küçük bir eksik, her şeyi kapatacak kadar büyütülür.
- Gerekli bilgi zaten vardır, ama kişi hâlâ başka bir görüş arar.
- Pişman olma korkusu gerçek bir uyarı işaretiyle karıştırılır.
- Seçenek, gerçek hayatta nasıl çalıştığına göre değil, kafada nasıl hissettirdiğine göre değerlendirilir.
Bu hatalardan birini fark edersen paniğe gerek yok. Bu sadece, soruyu özüne geri getirmen gerektiğinin işaretidir: Ne başarmak istiyorum, ne gerçekçi ve benim koşullarımda hangi seçim daha akıllıca?
Ne zaman hemen karar vermek yerine soruyu bir kez daha keskinleştirmek gerekir?
Her belirsizlik fazla düşündüğün anlamına gelmez. Bazen gerçekten önemli bir bilgi eksiktir. O zaman hemen atlamak yerine, seçimi gerçekten belirleyebilecek bir şeyi netleştirmek daha doğrudur.
Kısa bir ek kontrol özellikle şu sorulardan biri hâlâ açıksa yararlıdır.
- Hangi seçenek beni uzun vadede daha az yoracak?
- Bir şey ters giderse hangi sonuç daha zor düzeltilir?
- Hangi seçenek yaklaşan gerçek haftalara, sadece istenen tabloya değil, daha iyi uyar?
- Hangi bilgi kararı gerçekten değiştirebilir?
Eğer hâlâ eksik olan yeni bir bilgi adı veremiyorsan, bu çoğu zaman hazır olduğunun işaretidir. O noktada konu daha iyi araştırma değil, iyi düşünülmüş değerlendirmeye güvenmektir.
Sonuç
İki iyi seçenek arasında çoğu zaman mükemmel düşünce kazanmaz. Genellikle kazanan, hedefinle en iyi örtüşen, günlük hayatta en iyi çalışan ve yanlış çıkarsa en kolay düzeltilebilen seçenektir. Gerçekleri, hissi ve riski ayırdığında, döngüye giren düşünme iyi bir karara dönüşür.




